Dil Bozuklukları ve Çözüm Süreci

Farklı konuşma sorunlarıda olan bazı nörolojik etkenlerinde tetiklediği bu sorunlar aynı zamanda dil bozuklukları olarak da adlandırılmaktadır.

Dil bozukluklarından Fiziksel darbe ile zarar görmemiş veya doğuştan dil ve çenesi zarar görmemiş kişilerde sonradan belirli nedenlerle ortaya çıkmış konuşma sorunlarına konuşma terapileri ile ortadan kaldırılmaktadır. Konuşma terapilerinin içerdiği dil ve dudak egzersizleri bu sorunların alt yapısını oluşturulan farklı konuşma alışkanlıklarını yani akıcı konuşma bozukluklarını ortadan kaldırmaktadır. Mutlak bir tedavi ile eski pürüzsüz konuşma yapısı bireye kazandırılmaktadır.

Dil bozuklukları çocukların erken konuşma döneminde fark edilemeyen ancak kelimeleri tam olarak söylemeye başladığı süreçler itibariyle, farkının anlaşılabildiği konuşma bozukluklarıdır. Tedavisi eğer dil bağının kesilmesi gibi cerrahi bir operasyon gerektirmiyor ise konuşma terapileri ile tamamen ortadan kalkabilmektedir. Fakat bu konuda unutulmaması gereken tekdüze bir eğitimin her bireyde işe yaramayacağıdır. Dil bozukluklarının kaza benzeri bir darbe sonucunda yaşanması durumunda acil olarak hekimlere başvurulması önem teşkil etmektedir.

Harf Hataları

Çocuklar okul çağına gelse bile konuşurken çıkardığı harfleri söylerken hala hatalar görülebilmektedir. Örnek verilirse t harfini s harfi yerine kullanması g harfini ise k harfi yerine kullanması gibi bir sürü örnek verilebilir. Fakat harfleri farklı kullanma, kısık ya da farklı ses çıkarma, hızlı konuşma, heceleri yutma sorunları harf hataları olarak görülebilir. Artikülasyon probleminin erken dönemde fark edilmesi çok önemlidir. Çünkü yanlış yerleşen bir sistem olarak düşünülürse yanlış konuşma alışkanlıklarını düzeltmek, bilinmeyen bir yöntemi öğretmekten daha zordur. Yanlış şekliyle refleks haline gelen sistem ancak öğrenilen yeni yapıların dil ve nefes kontrolü ile düzeltilebilir.

Önceleri kulağa komik ve hoş gelen bu sorunlar belli bir zaman sonra çocuğun kendini ifade edemeyecek derecede sorun yaşamasına sebebiyet vermektedir. Bu yüzden bu sıkıntıların gerçekten bir problem olarak algılanması ve çocuğu doğru şekilde yaklaşılması önemlidir. Konuşma sorunları yalnızca harf söylememeye bağlı artikülasyon bozukluğu ile ilgili değildir. Şapkaya şapda Telefona tefon, kediye tedi, topa dop, balıka bayık diye telaffuz etmenin 4 yaş civarında son bulması gerekmektedir. (R ) sesi çocuklarda en son ortaya çıkan sestir. Bu sesler genelde 3 – 4 yaş arasında hece başlarında kullanılmaya başlar fakat yerleşmediği de olur.

Kekemeliğe Son

Akıcılıktaki sorunlar olarak genelleyebileceğimiz kekemelik özellikle ilk görülmeye başladığı dönemlerde gelip geçici olabilmektedir. Bilhassa da çocuklarda çok sık görülen takılmaların belli bir süre sonra ortadan kaybolması olağandır. Fakat bazen geçer gibi olup yineleyen kekemeliğe son vermek için artık bir uzman yardımı gerekebilir. Kekemeliğe son vermek adına uzman yardımından da önce aile bireylerinin kalıcı hale gelmeden önce sürece destek vermeleri önemlidir.
Kekeleme problemlerinin görülmeye başlamasının ardından ailelerin ereksiz olarak çok fazla panik hali çocuğun sorunu çok fazla ciddiye almasına sebep olup, kekemeliğin kalıcı hale dönüşmesine neden olabilir. Bu yüzden sakin olarak çözüm süreçlerinin denenmesi gerekmektedir. Bilinenin aksine genetik olmayan kekemelik sorunu, eğer refleks haline dönüşüp devamlılığı bir yıldan fazla bir süredir devam ediyorsa artık kalıcı kekemelikten bahsedebiliriz.
Kekemelik tedavisi ile ilgili çok iyi bir araştırmanın yapılması da önemlidir. “Kekemeliğe 14 günde son”, ya da daha da kısa yani “kekemeliğe 10 günde son” tarzı duyurulara asla kulak asılmamalıdır. Bu problemin uzun vadede çözüm bulacağı bilinmelidir. Kekemelik gibi yılların getirmiş olabildiği konuşma yapısının temeline yerleşen yanlış bina edilmiş konuşma alışkanlığı ancak uzun vadede profesyonel bir teknik eşliğinde düzelebilir.
Kekemer olarak yardım aldığımız fluency shaping tekniği, kendini dünyada kanıtlamış ve kontrollü konuşma alışkanlığını kişilere empoze eden bir yapıda işlemektedir. Diyafram ve kontrollü konuşma ilkeleri ile birlikte nerede nasıl cümleye başlayıp devam edileceği ile ilgili süreç kişilerce uygulanabilmekte ve bu sayede artık takılma ve duraksama problemleri konuşma esnasında yaşanmamaktadır. Kekemeliğe son diyebilmek için de öğrenilmiş bu tekniklerin, kişilerce benimsenmesi ve adeta refleks haline dönüşmesi gereklidir. Bunu sağlayabilmek adına kekemelik tedavisi sona eren kişilerin başarısı hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmak adına uzmanların seanslar sonrasında aylarca kişideki son durumu kontrol etmeleri oldukça önemlidir. Bu sebeple

Konuşma Terapisi

dil terapisi
Konuşma bozuklukları tedavisinde kullanılan metot ve yöntemleri içeren seanslara verilen genel ad konuşma terapisi olsa da çok değişkenlik gösteren süreçlere sahip olabilmektedir. Konuşma terapisi ve kullanılan yöntemler sayesinde görülmektedir ki doğuştan olmayan konuşma sorunları bu terapiler sonucunda ortadan kalkmaktadır. Fakat her bireyin yaşı eğitim seviyesi ya da algılama kapasitesi aynı olmadığı hatta bunlardan ziyade kişilerin konuşma sorunlarının aynı olmamasından dolayı herkeste aynı yöntem ve sürelerde başarıya ulaşmayı vaat etmek yanlış bir görüştür.

Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Kekemelik kalıcı değildir,tedavi edilebilir..
Dil Tembelliği
,
Ufak yaşlardan itibaren oluşan bir sorun olması önem teşkil eder. Eğer sonradan oluştuysa ayrıntılı bir KBB muayenesi ile (kas uyarımında ve sinirlerde) bir patolojinin olup olmadığı ayrıntılı olarak araştırılabiliriz. Dil tembelliğinin olduğu durumlarda dil ve dudak hareketleri istenildiği kadar rahat ve elastik boyutlarda işlev göremez ve dilenen seslerin söylenmesi mümkün olmayabilir. Seslendirilemeyen harflerin olduğu kelimeler ve hatta yoğun yaşandığında cümleler anlaşılmaz boyutlarda olabilmektedir.

kekeme (13)

Verdiğimiz terapilerde de, dudak, dil ve yanak kaslarının harekete geçirilmesini ve doğru kullanılması yönünde egzersizlerle bu sorunun sebebiyet verdiği iletişim bozukluğu da ortadan kaldırılabilir. Öğretilen seslerin sürekliliğinin sağlanması sadece sesin çıkartılabilmesiyle değil, cümle içerisinde de anlaşılır boyutlarda kullanılmasına da bağlıdır.

Konuşma Terapisti

public-speaking

Konuşma Terapisti

Düzenlenmesi zaman alsa da organik olmayan kaynaklarla ortaya çıkan konuşma bozuklukları çözüme kavuşabilen problemlerdir. Konuşma bozukluklarının ortadan kalkması adına yürütülen konuşma terapilerini uygulayan uzmanlara verilen genel isim konuşma terapistidir. Konuşma terapisti kişilerdeki konuşma bozukluklarının türüne göre hareket eden kişilerdeki konuşma sorunlarının neler olduğunun tespitini yapan ve sonuç itibari ile hangi konuşma yöntemini kullanması gerektiğine de karar veren kişidir. Bu terapilerin sıklığı devamlılığı ve verimine etki eden kişi konuşma terapisti olmalı, terapiyi alan kişinin çevresinin bu konuda uzmanı yanlış yönlendirmiyor şekilde konuya yaklaşmaları gereklidir.

Kekemelik Tedavisi

Konuşma Sorunları İle Gelen Psikolojik Sorunlar

Konuşma Sorunları İle Gelen Psikolojik Sorunlar

Kekemelik Tedavisi

Konuşurken yaşanan takılmaların görüldüğü ve heyecanlı anlarda sıkça yaşanan bir durum olan kekemelik kişilerin kendiliğinden atlatamayacağı gibi bir durum olabilmektedir. Böyle durumlarda uzman yardımına başvurulması önemlidir. Kekemelikkonuşma esnasında yaşanan takılmalar olarak genel bir nitelendirilmeye tabii tutulan bir konuşma bozukluğu ola da aslıda kekemelik kendi içerisinde oldukça karmaşık yapıları bir arada bulunduran bir konuşma yapısıdır. Herhangi bir şekilde doğuştan gelen bir sıkıntı olmadığı halde çoğunlukla erken konuşma dönemlerinde çocukların yaşamlarında sıkıntı veren bir problem olarak ortaya çıkabilmektedir. Kekemelik bir hastalık boyutunda değerlendirilen bir problem olmadığı için tedavisinde kullanılabilecek bir hap henüz dünya çapında mevcut değildir. Heyecana bağlı kekemelik vakalarında heyecanı bastırmaya yönelik kullanılan sakinleştirici tedavileri kesinlikle kekemeliğin önüne geçebilen çözüm sayılabilecek maddeler değildir.

Kekemelik

konusma_sirasi_th

Kekemelik

Kişilerde bir standardı olmaksızın yaşanan akıcı konuşma bozukluklarıdır. Kişilerdeki kekemelik olarak adlandırılan akıcı konuşma bozuklukları ilk hece takılmaları olarak da isimlendirilir. Kekemelik kişi konuşmaya başladığında devreye giren bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişi konuşmaya başladığı anda takılmalar, uzatmalar, teklemeler, duraksamalar ya da tutulmalar dediğimiz hiç ses çıkaramama durumları olarak görülebilmektedir.Özellikle çocuklarda kekemelik,  oldukça ciddi ihtimallerde görülme riski taşıyan bir sorundur. Çocuklarda kekemelik 2 – 9 yaş aralığında sıklıkla rastlanabilir. Kalıcı yada geçici bir durum olup olmadığı zamanla netleşen bu takılmaların ilk 6 ay içerisinde kendiliğinden geçme olasılığı oldukça yüksektir.

Dil ve Konuşma Terapisti

site resimleri

Dil ve Konuşma Terapisti

Doğuştan olmayan konuşma bozuklukları tümüyle oturmuş yanlış konuşma alışkanlıkları olarak değerlendirilebilir, fakat kaza, darbe, operasyonlar sonucunda yaşanan konuşma bozuklukları bazı durumlarda farklı değerlendirilebilir. Kişilerdeki konuşma bozuklukları türevlerine göre farklılık gösterse de genel olarak akıcılık yada harfler üzerindeki etkiler olarak görülür. Dil ve konuşma terapisti ise bu sorunların tespiti ve çözümünde belli bir düzeyde sorumluluk sahibidir. Konuşma bozukluklarının çözümünde birey aile ve uzmanın üzerine düşen ayrı ayrı sorumluluklar vardır. Kekemelik gibi akıcı konuşma bozuklukları yada harf hataları olarak adlandırılan artikülasyon bozuklukları kişilerin konuşma esnasında bilhassa da heyecanlı anlarda zorluk yaşamalarına sebep olmaktadır.Konuşma bozuklukları olarak tabir edilen ve konuşma esnasında yaşanan sıkıntılara genel olarak verilen isimler kekemelik, artikülasyon ya da dil tembelliği olarak adlandırılabilir. Daha çok küçük yaşlarda görülme durumları olan ortaya çıkışı genellikle erken konuşma dönemlerine rastlayan konuşma bozuklukları bu dönemlerde sorunların kaynağına odaklanmak suretiyle ortadan kaldırılabilir.

Çocuklarda Kekemelik Tedavisi

Çocuklarda Kekemelik Tedavisi

Başladığı an itibari ile panik sebebi olan kekemelik aslında kendiliğinden geçme potansiyeli ile birlikte doğan bir akıcılık bozukluğudur. Fakat konuşma sorunları olarak bildiğimiz kekemelik tedavisinde iki aşama olduğu düşünülürse çocukluk dönemi ve ergenlik sonrası olarak izlenebilir. Kekemelik olarak devam eden takılmalar ilk aşamalarda kalıcı olmayan sorunlardır. Bu yüzden çocuklarda kekemelik tedavisi takılmaların ortaya çıkmasıyla birlikte hemen başvurulması gereken bir süreç olarak görülmemelidir. Özellikle iki ile yedi yaşları arasında korkulu anların sonucunda ortaya çıktığını gördüğümüz çocuklarda kekemelik, ortalama bir yıl içerisinde kendiliğinden geçme ihtimali olan takılmalar, oturan bir konuşma alışkanlığı olmadan doğru şekilde aile bireyleri tarafından yönlendirmelidir.

{$footer_yazisi}