Kekemelik Tedavi Merkezi

Bütün konuşma bozuklukları türleri için farklı ve uygun tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Yani bütün konuşma bozuklukları için aynı tedavi yöntemleri kullanılmamakta ve kullanılsa bile etki etmemektedir. Mesela kekemelik için C. Van Riper shaping tekniğini ortaya koymuştur. Bazı konuşma bozuklukları psikolojik olarak değilde nörolojik sıkıntıların etkisiyle ortaya çıkabilmektedir. Hal böyle iken bunların çözümü ya hiç yoktur yada fizyolojik veya cerrahi bazı operasyonlar gerektirebilmektedir. Fakat ülkemizde birçok konuşma merkezi hiçbir dayanak göstermeksizin çok net konuşabilmektedir. Örneğin Kekemelik, çok farklı şekillerde ortaya çıkabilmektedir. Fakat yaşa, eğitim durumuna, kişilerin algılama kapasitesine bakılmaksızın hatta bunlardan öte kişinin takılma yada tutulma yoğunluğuna bakılmaksızın herkese “kekemeliğe 14 günde son” gibi bazı pazarlama kokan sloganlarla hitap edilmektedir.

Kekemelik tedavisi, kesinlikle kişiden kişiye değişkenlik gösteren yapılarda ortaya çıkmaktadır. Bunun sonlanması adına yapılan uygulamalarda en az kekemeliğin gösterdiği çeşitlilik kadar farklı tarzlarda yapılmalıdır. “Riper Tekniği” gibi dünyaca ünlü ve bilinirliğe sahip ve garanti sunabilen yöntemler tercih edilmelidir.

İşitebilen Herkes Konuşabilir !

C. Van Riper, geliştirdiği Shaping tekniği sayesine kekemelik ve konuşma bozuklukları alanında kontrollü konuşmayı kişilerin iradesine yani kontrolüne girmesine olanak sağlayarak, yeni konuşma alışkanlığının benimsenmesine de vesile olmaktadır. Kendisi de gençliğinde bir kekeme olarak yaşamaya çalışan Riper bu sorunu çözdüğünde işitebilen herkesin konuşabileceğini söylemiştir.

Takifemi

Teknolojinin ilerlemesi ile hayat daha hızlı olmaya başlayarak takifemi geçmişe nazaran daha çok görülmeye başlandı. Hayatın hızlı olmaya başlaması kişilerede psikolojik olarak bu hıza yetişme ihtiyacı güderek yürüyüşleri de dahil olmak üzere konuşmalarında da hızlanma görülmektedir. Hızlı konuşma sorunu yani takifemisi olan kişilerin konuşma hızı karşısındaki kişinin yetişemeyeceği ve kişinin söyleyeceklerinden geride kalmasını, takip edememesini sağlayacak kadar hızlı olabilmektedir. Böylelikle karşısındaki kişi ile iletişiminde kopukluklar olacaktır. Hızlı konuşma sorununu tetikleyen birkaç sebep bulunmaktadır, ancak yaşam koşullarının etkileri ile soyutlaşan günümüz dünyasındaki akış hızını da unutmamak gerekir.

IQ seviyesi yüksek insanlarda daha sık görülen hızlı konuşma problemi (takifemi),  konuşurken kişilerin söyleyecekleri kelimeleri daha söylemeye başlamadan akılda birkaç salise önceden düşünüp dil henüz o anda söylenmeye başlanan kelimeyi bitirmeden düşünülen kelimeleri de dile aktarmaya çalışmasıyla ortaya çıkmaktadır. Takifemi sorunu önceleri kekemelik problemleri neticesinde konuşma esnasında takılmaları olan kişilerde bir süre sonra görülmeye başlayan bir problemi olarak da karşımıza çıkabilmektedir. Önceleri konuşmaya başlarken kekeleyen kişilerin kekemelik problemini aşmaya yönelik kelimeleri bir an önce ağızdan çıkarmalarına yönelik hızlıca konuşmaya çalışmalarının bir süre sonra alışkanlık haline gelmesi ile şekillenmiş bir yapı olarak kalmasıyla da ortaya çıkabilmektedir.

Takifemi problemi özellikle bu sorunu yaşayan kişilerin telefon görüşmelerinde kişileri sıkıntıya sokan bir durum olarak gözlemlenmektedir.  Telefon görüşmelerinde hızlı konuşma sorunu yaşayan kişilerin boşluksuz ve hızlı şekilde sıraladıkları kelimeleri telefonda karşıdaki kişiler anlamakta zorluk çekerler.  Bu sebeple sürekli pardon, “anlayamadım” ,”tekrarlar mısınız ?” gibi sorularla muhatap olmak zorunda kalan kişilerdir hızlı konuşma sorunu yaşayanlar olarak tanımlanabilir.

Takifemi bozukluğu tedavisi mümkün olan bir akıcı konuşma bozukluğu olsa da bunun çaresi hastalık gibi ilaç tedavisine ihtiyaç duyan bir yapı olarak algılanmamalıdır. Konuşmanın akıcılığı ancak kontrollü şekilde şekillendirilmiş bir yapının kişinin konuşma sistemine dahil edilmesi ile yavaşlatılabilir. Bu da uzun ve sık periyotlarda yapılacak konuşma seanslarının ciddiyetle her hafta belli periyotlarda kişiye empoze edilebilmesi ve bireysel bir düzende uygulanması ile başarılabilir. Fakat elde edilen başarının acemisi olan kişilerin öğrendikleri kontrollü konuşma yapısını pekiştirmeleri seanslarda elde ettikleri tecrübeleri sürekli egzersizlerle desteklemeleri ve belli periyotlarla uzanmaların onları desteklemeleri ile kalıcı bir boyuta ulaşabilecektir. Bu yüzden eğitim sürecinin tamamlanmasının ardından kişinin dikkat etmesi gereken dönem de başlamış olacaktır.

Artikülasyon Bozukluğu

Kulağa bebeksi gibi geldiği için küçük çocuklarda pek umursanılmayan artikülasyon bozukluğu zamanla kişinin sırf konuşmasından dolayı pek kaale alınmamakta oldukları için kişilerde bu durum bir sorun teşkil etmektedir. Konuşma sırasında kişilerin söyleyemediği herhangi bir harfin yerine ona yakın bulduğu harfleri söylemesi, artikülasyon bozukluğu olarak değerlendirilir. Harflerin konuşurken farklı sesler şeklinde çıkartılması yada hiç kullanılmayıp yutulması en sık rastlanan artikülasyon problemlerindendir.

Özellikle erken konuşma döneminde görülmeye başlayan artikülasyon bozukluğu sorunları müdahale edilmediği taktirde, harflerin sorunlu şekli ile konuşma alışkanlığı haline gelmesi harflerin o şekilde devam eden bir yapı olarak devam etmektedir.  Çocukluk döneminde aile bireylerine çok tatlı gelen, harflerin yanlış söylenmesi bir süre sonra kendiliğinden düzelemeyen ve konuşma terapisi ne ihtiyaç duyulacak bir düzeye gelebilmektedir. Artikülasyon Bozukluğu yapısı itibari ile dil bağı çene yapısı yada diş yapısı gibi faktörlerden etkilenebildiği gibi sadece dil tembelliğinin sonucu olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Artikülasyon Bozukluğu eğer dil tembelliği sonucunda kişide ortaya çıktı ise konuşma terapileri sonucunda harflerin olması gerektiği şeklinde yeniden seslendirilmesi mümkündür. Ancak bunu gerçekleştirirken konuşma egzersizlerinin sıklığı yoğunluğu ve ne kadar süreceğinin önemsenmesi gerekmektedir.

Artikülasyon bozukluğuna neden olur?

Artikülasyon problemi, , işitme kaybı, yarık damak, çeneyle ilgili diğer problemler, örneğin diş problemleri gibi fiziksel bir engel sonucunda oluşabilir. Fakat bazı artikülasyon sorunları herhangi bir fiziksel sorunun bulunmadığı durumlarda da görülebilir. Bu durumu, konuşma seslerinin doğru öğrenilmemesi diye tanımlayabiliriz

Artikülasyon bozukluğu, bebeksi konuşma yapısına benzer mi?

Artikülasyon bozukluğunda sesler bazen bebek konuşması gibidir, çünkü erken yaşlarda çocuklar bazı sesleri, heceleri, sözcükleri söyleyemezler bu sebeple dinleyici bebeksi konuşmayla artikülasyon bozukluğunu birbirine karıştırabilir.
Çocuklar tarafından yapılan ses hataları kulağa sevimli gelebilir fakat bu hatalar ve bunların pekiştirilmesi çocuğun iletişim becerilerine zarar verebilir. 3-6 yaş ve daha yukarısı çocuklarının konuşmasında şiddetli hatalar varsa bu bebeksi konuşma değil artikülasyon problemidir. Bu sesletim sorunları konuşma yapısı olarak çocukta yerleştiği aylarda artık ciddiye alınması gereken bir sorun olarak görülen artikülasyon bozukluğu, yeni ve düzenli harf dizgileri için konuşma terapileri eşliğinde konuşma egzersizleri ile düzeltilmelidir. Konuşma terapilerinin sonuçlarının uzun soluklu bir başarı olması adına çocukların terapileri rutin kontroller olarak bir yıla varan sürelerde kontrol altında tutulmalıdır.Bu şekilde kekemelik sorunu hayatınızdan çıkmış olur.

Dil Bozuklukları ve Çözüm Süreci

Farklı konuşma sorunlarıda olan bazı nörolojik etkenlerinde tetiklediği bu sorunlar aynı zamanda dil bozuklukları olarak da adlandırılmaktadır.

Dil bozukluklarından Fiziksel darbe ile zarar görmemiş veya doğuştan dil ve çenesi zarar görmemiş kişilerde sonradan belirli nedenlerle ortaya çıkmış konuşma sorunlarına konuşma terapileri ile ortadan kaldırılmaktadır. Konuşma terapilerinin içerdiği dil ve dudak egzersizleri bu sorunların alt yapısını oluşturulan farklı konuşma alışkanlıklarını yani akıcı konuşma bozukluklarını ortadan kaldırmaktadır. Mutlak bir tedavi ile eski pürüzsüz konuşma yapısı bireye kazandırılmaktadır.

Dil bozuklukları çocukların erken konuşma döneminde fark edilemeyen ancak kelimeleri tam olarak söylemeye başladığı süreçler itibariyle, farkının anlaşılabildiği konuşma bozukluklarıdır. Tedavisi eğer dil bağının kesilmesi gibi cerrahi bir operasyon gerektirmiyor ise konuşma terapileri ile tamamen ortadan kalkabilmektedir. Fakat bu konuda unutulmaması gereken tekdüze bir eğitimin her bireyde işe yaramayacağıdır. Dil bozukluklarının kaza benzeri bir darbe sonucunda yaşanması durumunda acil olarak hekimlere başvurulması önem teşkil etmektedir.

Harf Hataları

Çocuklar okul çağına gelse bile konuşurken çıkardığı harfleri söylerken hala hatalar görülebilmektedir. Örnek verilirse t harfini s harfi yerine kullanması g harfini ise k harfi yerine kullanması gibi bir sürü örnek verilebilir. Fakat harfleri farklı kullanma, kısık ya da farklı ses çıkarma, hızlı konuşma, heceleri yutma sorunları harf hataları olarak görülebilir. Artikülasyon probleminin erken dönemde fark edilmesi çok önemlidir. Çünkü yanlış yerleşen bir sistem olarak düşünülürse yanlış konuşma alışkanlıklarını düzeltmek, bilinmeyen bir yöntemi öğretmekten daha zordur. Yanlış şekliyle refleks haline gelen sistem ancak öğrenilen yeni yapıların dil ve nefes kontrolü ile düzeltilebilir.

Önceleri kulağa komik ve hoş gelen bu sorunlar belli bir zaman sonra çocuğun kendini ifade edemeyecek derecede sorun yaşamasına sebebiyet vermektedir. Bu yüzden bu sıkıntıların gerçekten bir problem olarak algılanması ve çocuğu doğru şekilde yaklaşılması önemlidir. Konuşma sorunları yalnızca harf söylememeye bağlı artikülasyon bozukluğu ile ilgili değildir. Şapkaya şapda Telefona tefon, kediye tedi, topa dop, balıka bayık diye telaffuz etmenin 4 yaş civarında son bulması gerekmektedir. (R ) sesi çocuklarda en son ortaya çıkan sestir. Bu sesler genelde 3 – 4 yaş arasında hece başlarında kullanılmaya başlar fakat yerleşmediği de olur.

Kekemeliğe Son

Akıcılıktaki sorunlar olarak genelleyebileceğimiz kekemelik özellikle ilk görülmeye başladığı dönemlerde gelip geçici olabilmektedir. Bilhassa da çocuklarda çok sık görülen takılmaların belli bir süre sonra ortadan kaybolması olağandır. Fakat bazen geçer gibi olup yineleyen kekemeliğe son vermek için artık bir uzman yardımı gerekebilir. Kekemeliğe son vermek adına uzman yardımından da önce aile bireylerinin kalıcı hale gelmeden önce sürece destek vermeleri önemlidir.
Kekeleme problemlerinin görülmeye başlamasının ardından ailelerin ereksiz olarak çok fazla panik hali çocuğun sorunu çok fazla ciddiye almasına sebep olup, kekemeliğin kalıcı hale dönüşmesine neden olabilir. Bu yüzden sakin olarak çözüm süreçlerinin denenmesi gerekmektedir. Bilinenin aksine genetik olmayan kekemelik sorunu, eğer refleks haline dönüşüp devamlılığı bir yıldan fazla bir süredir devam ediyorsa artık kalıcı kekemelikten bahsedebiliriz.
Kekemelik tedavisi ile ilgili çok iyi bir araştırmanın yapılması da önemlidir. “Kekemeliğe 14 günde son”, ya da daha da kısa yani “kekemeliğe 10 günde son” tarzı duyurulara asla kulak asılmamalıdır. Bu problemin uzun vadede çözüm bulacağı bilinmelidir. Kekemelik gibi yılların getirmiş olabildiği konuşma yapısının temeline yerleşen yanlış bina edilmiş konuşma alışkanlığı ancak uzun vadede profesyonel bir teknik eşliğinde düzelebilir.
Kekemer olarak yardım aldığımız fluency shaping tekniği, kendini dünyada kanıtlamış ve kontrollü konuşma alışkanlığını kişilere empoze eden bir yapıda işlemektedir. Diyafram ve kontrollü konuşma ilkeleri ile birlikte nerede nasıl cümleye başlayıp devam edileceği ile ilgili süreç kişilerce uygulanabilmekte ve bu sayede artık takılma ve duraksama problemleri konuşma esnasında yaşanmamaktadır. Kekemeliğe son diyebilmek için de öğrenilmiş bu tekniklerin, kişilerce benimsenmesi ve adeta refleks haline dönüşmesi gereklidir. Bunu sağlayabilmek adına kekemelik tedavisi sona eren kişilerin başarısı hakkında daha iyi bir fikir sahibi olmak adına uzmanların seanslar sonrasında aylarca kişideki son durumu kontrol etmeleri oldukça önemlidir.

Konuşma Terapisi

dil terapisi
Konuşma bozuklukları tedavisinde kullanılan metot ve yöntemleri içeren seanslara verilen genel ad konuşma terapisi olsa da çok değişkenlik gösteren süreçlere sahip olabilmektedir. Konuşma terapisi ve kullanılan yöntemler sayesinde görülmektedir ki doğuştan olmayan konuşma sorunları bu terapiler sonucunda ortadan kalkmaktadır. Fakat her bireyin yaşı eğitim seviyesi ya da algılama kapasitesi aynı olmadığı hatta bunlardan ziyade kişilerin konuşma sorunlarının aynı olmamasından dolayı herkeste aynı yöntem ve sürelerde başarıya ulaşmayı vaat etmek yanlış bir görüştür.

Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Kekemelik kalıcı değildir,tedavi edilebilir..
Dil Tembelliği
,
Ufak yaşlardan itibaren oluşan bir sorun olması önem teşkil eder. Eğer sonradan oluştuysa ayrıntılı bir KBB muayenesi ile (kas uyarımında ve sinirlerde) bir patolojinin olup olmadığı ayrıntılı olarak araştırılabiliriz. Dil tembelliğinin olduğu durumlarda dil ve dudak hareketleri istenildiği kadar rahat ve elastik boyutlarda işlev göremez ve dilenen seslerin söylenmesi mümkün olmayabilir. Seslendirilemeyen harflerin olduğu kelimeler ve hatta yoğun yaşandığında cümleler anlaşılmaz boyutlarda olabilmektedir.

kekeme (13)

Verdiğimiz terapilerde de, dudak, dil ve yanak kaslarının harekete geçirilmesini ve doğru kullanılması yönünde egzersizlerle bu sorunun sebebiyet verdiği iletişim bozukluğu da ortadan kaldırılabilir. Öğretilen seslerin sürekliliğinin sağlanması sadece sesin çıkartılabilmesiyle değil, cümle içerisinde de anlaşılır boyutlarda kullanılmasına da bağlıdır.

Konuşma Terapisti

public-speaking

Konuşma Terapisti

Düzenlenmesi zaman alsa da organik olmayan kaynaklarla ortaya çıkan konuşma bozuklukları çözüme kavuşabilen problemlerdir. Konuşma bozukluklarının ortadan kalkması adına yürütülen konuşma terapilerini uygulayan uzmanlara verilen genel isim konuşma terapistidir. Konuşma terapisti kişilerdeki konuşma bozukluklarının türüne göre hareket eden kişilerdeki konuşma sorunlarının neler olduğunun tespitini yapan ve sonuç itibari ile hangi konuşma yöntemini kullanması gerektiğine de karar veren kişidir. Bu terapilerin sıklığı devamlılığı ve verimine etki eden kişi konuşma terapisti olmalı, terapiyi alan kişinin çevresinin bu konuda uzmanı yanlış yönlendirmiyor şekilde konuya yaklaşmaları gereklidir.

Kekemelik Tedavisi

Konuşma Sorunları İle Gelen Psikolojik Sorunlar

Konuşma Sorunları İle Gelen Psikolojik Sorunlar

Kekemelik Tedavisi

Konuşurken yaşanan takılmaların görüldüğü ve heyecanlı anlarda sıkça yaşanan bir durum olan kekemelik kişilerin kendiliğinden atlatamayacağı gibi bir durum olabilmektedir. Böyle durumlarda uzman yardımına başvurulması önemlidir. Kekemelikkonuşma esnasında yaşanan takılmalar olarak genel bir nitelendirilmeye tabii tutulan bir konuşma bozukluğu ola da aslıda kekemelik kendi içerisinde oldukça karmaşık yapıları bir arada bulunduran bir konuşma yapısıdır. Herhangi bir şekilde doğuştan gelen bir sıkıntı olmadığı halde çoğunlukla erken konuşma dönemlerinde çocukların yaşamlarında sıkıntı veren bir problem olarak ortaya çıkabilmektedir. Kekemelik bir hastalık boyutunda değerlendirilen bir problem olmadığı için tedavisinde kullanılabilecek bir hap henüz dünya çapında mevcut değildir. Heyecana bağlı kekemelik vakalarında heyecanı bastırmaya yönelik kullanılan sakinleştirici tedavileri kesinlikle kekemeliğin önüne geçebilen çözüm sayılabilecek maddeler değildir.

{$footer_yazisi}